İnsanın kendiyle yalnız kalmasını olağan karşılayacak anlayışlar çoğalmalı. Yoksa hayatı tek başına sırtlanmış, pek de paylaşma merakı olmayan birini nasıl ötekileştirmeden anlayabiliriz ki?  devam>>>
25 Nisan 2012
Yeni dünya şarapçılığıyla birlikte klasik stiller yerini farklı üzümlere, harmanlara ve üreticilerin hayal güçleri ekseninde ilginç deneyimlere götürüyor.  devam>>>
11 Nisan 2012
Emil Michel Cioran, ‘hiçlik’ kavramını düstur edinmiş yazarlar arasında kendime en yakın bulduğum.  devam>>>
5 Mart 2012
Kendinden soyunabilse insan. Kalanla varılacak yollar yok değil.  devam>>>
23 Ocak 2012
Bildiğin bir şeyi beklemenin, bilmediğin bir şeyi beklemekle olan farkı sabır.  devam>>>
8 Kasım 2010
"Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden" diye başlıyor şiir...  devam>>>
1 Temmuz 2010
"Dokunun gerçek olsun!" diyordu yıllar önce bir cep telefonu reklamı.Sonra dokunanların hepsi, çok da vakit geçmeden soluğu bir sonraki cep telefonunda alıyorlardı.Çünkü dokundukları, (henüz) dokunmadıkları karşısında cazibesini yitiriyordu.  devam>>>
9 Nisan 2010
Duyarlılığı, bu hayatı kaldıramayacak kadar keskinleşen birinden beklenen, genelde beklenmeyendir.Bazen araya güvercinler serpişir. Gagalarından düşürdükleri notlarda boğazı düğümleyecek gerçekler vardır. Bazen de yoktur. Gökyüzü güvercini yutmuştur.   devam>>>
18 Mart 2010
Sabah kahvaltısına şarapla başlayacak kadar kendisiyle sıkıfıkı olduğumuz günlerde de sorulan en kazık sorulardan biriydi. “İyi şarap nedir?” Cevabın zor olmasından değil, anlatmak için epey geriye, üzümün bağlardaki yolculuğuna dönme gerekliliği ve her zamanki gibi buna o anda vakit olmaması durumu.  devam>>>
18 Ocak 2010
Bazen bir eşofmanın son anda yakalanamayan ipi gibi... artık gevşek ve işlevsiz olacağı kıyafete yeni anlamını yüklerken...  devam>>>
22 Kasım 2009
Bazen parmağınızı bile oynatacak haliniz olmaz. ‘Havalardan’ der geçer, bir vitamin alır, iki saat fazladan uyursunuz. Bazen ayakkabı ayağınızı vurur. Değil adım atmak, ayağınızı bilekten itibaren kesip bir kenara koymak istersiniz. Bazen canınız sıkkındır, karnınız ağrıyordur, muayyen gününüz gelmiştir, canınız tatlı çeker, saçlarınızı kestirmek istersiniz.  devam>>>
15 Haziran 2004
Follow @elcindemiroz